DUYURU

20. asrın Evliya Çelebi Seyahatnamesi!



İstanbul, adına sayısız şiir yazılan, mesnevi ve kasidelerde ismi sıkça geçen, birçok hikâyenin membaı bir şehir... Payihatın her b iri şaheser olan mimari yapıları, mahalleleri, surları, mezarları ve kapıları şimdiye kadar birçok kitaba mevzu oldu; İstanbulluların inanış ve kültürü de birçok eserde yer buldu. İhtifalci Mehmed Ziya Bey’in 1920 ve 1928 yıllarında iki cilt olarak kaleme aldığı “İstanbul ve Boğaziçi: Bizans ve Osmanlı Medeniyetlerinin Âsâr-ı Bakiyesi” de o kitaplardan biri... Bu kitap, tıpkı Dukas’ın, Mamboury’nin ve Müller’in eserleri gibi okuyucusunu İstanbul’un sokaklarında sırlı bir yolculuğa çıkarıyor. Otoritelerce Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nden sonra İstanbul tarihiyle alakalı en değerli Türkçe eserlerden biri olarak kabul edilen “Boğaziçi ve İstanbul”, geçen bir asrın ardından Latin harflerine çevrilerek yeniden neşredildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ tarafından yayınlanan eserin transkripsiyonu Cavide Pala tarafından yapılırken, editörlüğünü A. Sait Aykut üstlendi.

EFSANELERDEN MİMARİYE...

“İstanbul ve Boğaziçi”nde şehirde yaşanan hadiseler, dilden dile dolaşan efsaneler ile İstanbul’un kültürüne ve meşhur simalarına dair detaylı bilgiler yer alıyor. 8 bin 500 yıllık tarihe sahip İstanbul’un milattan sonraki devrine ışık tutan eser; eski resimler, gravürler ve fotoğraflarla süslenmiş. Uzun bir giriş metnine sahip eser, toplam 15 kısımdan meydana geliyor. Mehmed Bey’in İstanbul’u karış karış dolaşarak kaleme aldığı eserde, Bizans devrinden 1920’lere kadar şehrin izi sürülüyor. Kitapta İstanbul’un Latinlerin istilasına uğramasından başlanarak şehre dair geniş malumatlar verilmiş. O yıllarda yazılmış çeşitli tarih kitaplarından da faydalanılan eserde, bazı semtlerinin topografyası ele alınmış. İstanbul’un surları anlatılırken şehrin kapıları da hikâyeler eşliğinde tek tek işlenmiş. Latince harflere dönüştürülse de kelimeleriyle orijinalliğini koruyan “İstanbul ve Boğaziçi”; tarihten edebiyata, coğrafyadan sanat tarihine kadar birçok disiplin için kaynak kitap mahiyetinde. Rumeli Hisarı’nın anlatımıyla son bulan eser, ifadeleriyle sanki devamı yazılacakmış ama yarım kalmış hissi uyandırmakta. 

 

İhtifalci lakaplı kültür avcısı

 

Osmanlı cemiyetinde yetişen Mehmed Ziya Bey, imparatorluğun birçok vilayetinde öğretmenlik yaptı. Mehmed Bey, İstanbul’un tarihî eserlerini tanıtmak maksadıyla kurulan İstanbul Muhipleri Cemiyetinin idare heyetinde yer alıp, şehrin tarihini araştırmaya başladı. Mezar taşlarına varıncaya kadar birçok eser hakkında ayrıntılı notlar tuttu. Bazı kitabelerin kopyasını aldı, kimilerinin fotoğraflarını çektirdi. Mehmed Ziya Bey’i İstanbul’da meşhur eden asıl faaliyeti ise zor şartlarda halkın moralini düzeltmek için Türk tarihinin mühim hadiselerin yıl dönümlerinde ihtifaller (anma töreni) tertiplemesiydi.“İhtifalci” lakabı da buradan gelmekte...

 

TÜRKİYE GAZETESİ / KÜLTÜR-SANAT



VİDEOLAR
FOTOĞRAF GALERİSİ
VAKIF TOPLANTILARI
XD CINEMA
EDEBİYAT KIRAATHANESİ
Üyeleri arasında Celâl Bayar, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Prof. Dr. Muharrem Ergin, Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş, Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu, Prof. Dr. Nevzat Atlığ, Ahmet Aydın Bolak, Ali Naili Erdem, Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu, Prof. Dr. Sabahattin Zaim gibi ülkemizin değerli şahsiyetlerinin yer aldığı Türk Edebiyatı Vakfı, Ahmet Kabaklı'nın girişimiyle 1978 yılında kuruldu.

KİTAPLARIMIZI SATIN ALMAK İÇİN

www.kitapyurdu.com

www.kitapyurdu.eu

www.idefix.com

Başa Dön