DUYURU

Mültecilerle buluşunca Türkiye’yi takdir ettim



İstanbul Medya Akademisi ve Uluslararası Boğaziçi Sinema Derneği’nde düzenlenen 5. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali tüm hızıyla sürüyor. Bosnalı yönetmen Aida Begic’in son filmi ‘Bırakma Beni’yi izlemek üzere Beyoğlu’ndaki Atlas sinemasındayız. Fuaye hınca hınç dolu. Salona girmek isteyenler adeta izdiham yaratırken, pek çok seyirci de bilet kalmadığı için içeri giremedi.

 

Begiç’in yeni filmi ‘Bırakma Beni’, Suriye’deki savaştan kaçarak Şanlıurfa’ya gelen, ailesinden ayrı kalmış çocukların hikayesini anlatıyor. Star Gazetesi’nin medya sponsoru olduğu festivalde, gösterim sonrasında, seyircilerin de katılımıyla, sorularımızı yanıtlayan Aida Begiç ile filmi ve Suriyeli mültecileri konuştuk. 

 

OTURARAK FİLM ÇEKMEM

 

8İlk filminiz Kar ve ikinci filminiz Sraybosna’nın Çocukları’nda olduğu gibi, Bırakma Beni’de de savaş sonrasında hayata tutunmaya çalışan insanların hikayesine odaklanıyorsunuz. Bu tür filmler çekmeye devam edecek misiniz?

 

Ne zaman yeni bir film yapmak istesem komedi çekmek istiyorum ama bu film, normal çalışmalarımdan daha farklı bir film oldu. Beşir Derneği tarafından yetim çocuklarla ilgili bir çalışma yapmak için davet edildim. Suriyeli çocuklar için doğru bir çalışma yapmak istedik. Beşir Derneği’nin desteğiyle, atölyelerle başladık. Gerçeğe yakın şeyler çekmeyi seviyorum, koltuğunuzda oturarak çekilen bir film çok hoşuma gitmiyor. Yüzlerce çocukla konuştuktan sonra bütün ekip bir araya geldi ve film ortaya çıktı. 

 

- Nasıl bir ekiple çalıştınız?

 

Ekibimiz yaklaşık 30 ülkeden gelen insanlardan oluştu. Onun için Beşir Derneği’ne, bu insanları buluşturduğu için teşekkür ediyorum. Bu filmde Türkiye, Suriye, Bosna Hersek ve Ürdün’den pek çok insan çalıştı. Ben farklı kültürlere sahip olan insanlarla çalışmayı seviyorum. Bu ekibin içinde belki aynı dili konuşmuyorduk ama oradaki enerji ve çalışma zaten bu işi zenginleştiren bir özelliğe sahipti.  

 

TÜRKİYE’NİN BAŞARISI  

 

- Türkiye’nin Suriyeliler için yaptığı çalışmalar Bosna’dan nasıl görünüyor?

 

Türkiye’nin yaptıkları bütün takdirlerin üzerindedir. Lakin buraya gelmeden önce Türkiye ve göçmenler hakkında çok bilgim yoktu ama özellikle Suriyelilerle tanıştıktan sonra onlardan çok şey öğrendim. Sadece Türkiye gibi bir ülke bunca mülteci ile başa çıkabilirdi. Çünkü Türkiye olaylar karşısında çok hızlı pozisyon alabilen olağanüstü çalışkan insanların ve organizasyonların ülkesi. Buradaki çalışmalarım, kişisel olarak belli başlı bir anlayışa sahip olmamı sağladı ve daha umutla bakmaya başladım.

 

STAR GAZETESİ / KÜLTÜR-SANAT



VİDEOLAR
FOTOĞRAF GALERİSİ
VAKIF TOPLANTILARI
XD CINEMA
EDEBİYAT KIRAATHANESİ
Üyeleri arasında Celâl Bayar, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Prof. Dr. Muharrem Ergin, Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş, Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu, Prof. Dr. Nevzat Atlığ, Ahmet Aydın Bolak, Ali Naili Erdem, Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu, Prof. Dr. Sabahattin Zaim gibi ülkemizin değerli şahsiyetlerinin yer aldığı Türk Edebiyatı Vakfı, Ahmet Kabaklı'nın girişimiyle 1978 yılında kuruldu.

KİTAPLARIMIZI SATIN ALMAK İÇİN

www.kitapyurdu.com

www.kitapyurdu.eu

www.idefix.com

Başa Dön