DUYURU

Fihi Ma Fih



Yıllar önce Sayın Cemal Aydın’ın Havva Hanım’dan (Prof. Dr. Eva de Vitray-Meyerovitch) yaptığı ‘İslam’ın Güleryüzü’ ve ‘Güneşin Şarkısı’ başlıklı eserlerin tercümelerinin hâlâ tadı damağımdadır.

 

 

Paylaş

Tweetle

Paylaş

Gönder

Yazdır

A A

Şiirse şiir, nesirse nesirdir; ikisi de birbirinden güzeldir. Mesela Mevlânâ Hazretleri 13. yüzyılda, bir atom kesilirse orada çok küçültülmüş bir güneş sisteminin görüleceğini yazmış ve bakınız Cemal Aydın onu ne güzel tercüme etmiş: “İçinde her bir atom bir güneş saklar / Derken, eğer atom ağzını şöyle bir açar / Bu güneş bir çıkarsa şayet o pusudan / Gökler ve yer tuz buz olur ışıltısından” Bu kitapta Mevlânâ Hazretleri’nin yüceliği hakkında tabir caizse bütün insanlığa ders veriyordu: “Mevlânâ, bizim güneş sistemimizde dokuz gezegen bulunduğunu da kesinlikle ifade ediyordu. Halbuki onun çağında, bu gezegenlerin sadece yedisi biliniyordu.” Sekizinci gezegen 1860’a, dokuzuncu gezegen de 1960’da keşfedilmişti.

 

Ayrıca Mevlânâ Hazretleri, Galileo’dan dört asır önce gezegenlerin çokluğundan bahsediyordu. Dünyamızın her sakininin yıldızların etkisinde olduğunu da sözlerine ilave ediyordu: “Ay’ın, kadınların döllenmesi, denizlerin gel-gitleri üzerinde etkisi vardır; Güneş de bitkiler ve hayvanlar üzerinde etkilidir; bunları herkes bilir. Bir insanın en ufak bir hareketinin, kâinatta henüz keşfedilmemiş olan güneş sistemleri üzerinde yansıdığını ise pek kimse bilmez.” 1980’li yıllarda, NASA’da danışman olarak görev yapan büyük Fransız fizikçisi, aynı zamanda manevî meselelerle alakadar olan, Oliver Costa de Beauregard, ilmî bir toplantıda Havva Hanım’a şöyle bir sır vermiştir: “Eğer biz öncü fizikçiler, buluşlarımızı geniş halk kitlelerine açıklarsak, insanlar bizlere deli diye bakarlar. Mesela şu anda içmekte olduğumuz kahvenin fincanına dokunduğunuzda, bu hareketiniz diğer galaksilere yansır ve oralardan da yankılanır.”

 

Havva Hanım’ın bizim dünyamızla alakalı kitaplarını tercüme eden Cemal Aydın, daha sonra da meşhur Garaudy’nin eserlerini dilimize kazandırmıştır. Adeta bir derya olan Garaudy, medeniyetimiz açısından kesinlikle tanınması ve okunması gereken çok önemli bir aydındır. Telif kadar önemli bir çalışma sahası olan tercüme alanında değerli eserleri dilimize kazandıran Cemal Aydın, son olarak Mevlânâ Hazretlerinin “Fihi Ma Fih”ini dünyamıza kazandırmıştır.

 

“Fihi Ma Fih”, Mevlânâ Hazretleri’nin konuşma ve sohbetlerinden oluşan bir eserdir. Bu eserin ismini Mevlânâ Hazretleri vermemiş, daha sonra bu kitabı hazırlayanlar ‘İçinde her şey var’, ‘İçinde içindekiler var’, ‘Her şey ondadır’, ‘İçerdiğini içerir’ gibi birçok anlamın yüklendiğini Cemal Aydın’dan öğreniyoruz. Yine Cemal Aydın’ın yazdığına göre Muhyiddin İbni Arabi Hazretleri’nin “Fütuhhat-ı Mekkiye”sinden örnek alarak yapmışlardır.

 

Cemal Aydın çok güzel Fransızca bilir; künhüne vâkıf olarak eseri dilimize çevirmiştir. Havva Hanım’ın Mevlânâ Hazretleri’nin hayranı olduğunu, hayat yolunu o ulu mutasavvıfa göre seçtiğini bilir. Eseri okurken birinci bölümün girişindeki bazı cümleler dikkatimi çekti: “Alimlerin en kötüsü yöneticileri ziyaret edendir; yöneticilerin en iyisi ise alimleri ziyaret edendir. En iyi yönetici, bir fakirin kapısında olan, en kötü fakir de bir yöneticinin kapısında olandır.” ifadelerinin, bizlerin bildiğinin aksine, birinci kısmının hadis, ikinci kısmının Arap atasözü olduğunu belirtiyordu.

 

Cemal Aydın’ın yazdığına göre, Havva Hanım’ın ‘Le Liure du Detans’ adıyla yapmış olduğu tercümeyi esas olarak ele almıştır. Tabii kadirşinas bir aydın olan Cemal Bey, Dr. İsa Ali el-Akulun, Ahmed Avni Konuk’un, Abdülbaki Gölpınarlı’nın ve Melika Ülker Anbarcıoğlu’nun tercümelerinden faydalanmıştır. Hatta A. J. Arberry tarafından yapılan İngilizce tercümelerine göz atmıştır. Bütün bu tercümeleri dikkatle süzen Cemal Aydın ortaya çok güzel, okunmaya değer bir tercüme çıkarmıştır.

 

Havva Hanım’ın değerini bilmeliyiz; bizler kökten Müslüman’ız; fakat onlar farklı bir dinden dünyaya gelmişler, bizim büyüklerimize, mutasavvıflarımıza farklı bir pencereden bakıyor, değerlendiriyor, dünya fikir hayatına katkıda bulunuyorlar. Annamarie Schimmel de Havva Hanım gibidir. İslamiyet hakkında sitayişkâr bazı laflar söyleyince Alman cemiyeti ayağa kalktı; televizyonlarda hakkında söylenmedik söz bırakmadılar; kitapçılar kitaplarını satmadılar; adeta toplumdan aforoz edildiler. Buna rağmen bu insanlar fikirlerinin arkasında durdular.

 

Cemal Aydın’ın kalemine kuvvet diliyor, daha nice eserleri dilimize kazandırmasını niyaz ediyorum.

 

Mehmed NİYAZİ

Zaman Gazetesi



VİDEOLAR
FOTOĞRAF GALERİSİ
VAKIF TOPLANTILARI
XD CINEMA
EDEBİYAT KIRAATHANESİ
Üyeleri arasında Celâl Bayar, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Prof. Dr. Muharrem Ergin, Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş, Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu, Prof. Dr. Nevzat Atlığ, Ahmet Aydın Bolak, Ali Naili Erdem, Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu, Prof. Dr. Sabahattin Zaim gibi ülkemizin değerli şahsiyetlerinin yer aldığı Türk Edebiyatı Vakfı, Ahmet Kabaklı'nın girişimiyle 1978 yılında kuruldu.

KİTAPLARIMIZI SATIN ALMAK İÇİN

www.kitapyurdu.com

www.kitapyurdu.eu

www.idefix.com

Başa Dön