DUYURU

“Türk Edebiyatı 43 yıldır ayakta”



Türk Edebiyatı Dergisi, 500. Zafer Sayısı dolayısıyla ESKADER’in “Bâbıâli Sohbetleri”nde konuşuldu. Beşir Ayvazoğlu, Türk Edebiyatı dergisinin dününü ve bugününü anlattı.

Türk Edebiyatı dergisinin 500. Sayısı münasebetiyle Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) tarafından “Bâbıâli Sohbetleri”nde gerçekleşen toplantıya yoğun ilgi vardı. Cağaloğlu’nda Timaş Kitapkahve’de düzenlenen toplantıdan önce yazarlar, kendi aralarında sohbet ettiler.

Türkiye’nin ‘mektep dergilerinden biri olarak kabul edilen Türk Edebiyatı, Haziran ayında çıkan 500. sayısı dolayısıyla ele alındı. Toplantının konuşmacısı Türk Edebiyatı Dergisi Genel Yayın Yönetmeni yazar Beşir Ayvazoğlu idi. Toplantının açış konuşmasını yapan Mehmet Nuri Yardım, merhum Ahmet Kabaklı Hocanın öncülüğünde kurulan Türk Edebiyatı’nın nesiller yetiştiren bir dergi olduğunu belirterek, “Türkiye’de bir derginin 500 sayı çıkması çok önemli bir hâdisedir. Bu, her şeyden önce istikrarı gösterir. Edebiyatta böyle uzun soluklu dergilerin sayısı çok fazla değildir. Topu topu dört beş dergiden bahsedilebilir. İşte Türk Edebiyatı da böyle ‘mektep’ olabilmiş, ‘okul’ kalabilmiş nâdir dergilerimizdendir. Tabii bu derginin bugüne gelmesinde başta merhum Ahmet Kabaklı Hoca olmak üzere bir çok değerli âlimin, yazarın, şairin, sanatkârın hatta işadamının destekleri, hizmetleri, katkıları olmuştur. Vakıf bünyesinde çalışanların fedakârlığı olmuştur. Onlardan vefat edenleri rahmetle anıyorum. Bugün de Türk Edebiyatı çok kaliteli bir şekilde neşriyatına devam etmektedir. Derginin üstümüzde hakkı var, ona daha çok sahip çıkmamız gerek.” dedi. Yardım, daha sonra Türk Edebiyatı’nın 300. sayısı dolayısıyla Ahmet Kabaklı ile yaptığı röportajdan kısa bir bölüm okudu.

 

DERGİ İLE TANIŞMANIN HİKÂYESİNİ ANLATTI

 

         Timaş Kitapkahve’de düzenlenen toplantıda Türk Edebiyatı’nın Genel Yayın Yönetmeni Beşir Ayvazoğlu, Mehmet Nuri Yardım’ın sorularına cevap verdi. İlk olarak dergiyle tanışmasının sorulması üzerine Beşir Ayvazoğlu şunları söyledi:

 

“Dergicilik zor ama aynı zamanda keyifli bir yolculuktur. 1972 yılından beri yayınına devam eden bir dergiden söz ediyoruz. Dergiyle başından beri irtibatım vardı. Ahmet Kabaklı beyin çıkardığı derginin 1972 yılı 11’nci sayısında, yani kasım ayında bir şiirim çıkmıştı. Yazı hayatı ile o zamanlar tanışmıştım. Yaşım henüz 19. Bir yıl sonra da 20 yaşımda iken Tercüman gazetesinin 1001 Temel Eser adlı yarışmasında Mehmed Çavuşoğlu’nun Necati Bey Divanı’na eleştiri göndermiş ve birinci olmuştum. Kazandığım ücretle de ilk daktilomu almıştım. Yani 40 yılı aşkın süredir az veya çok dergiyle irtibatım mutlaka olmuştur.”

 

Türkiye’de dergi çıkarmanın zorluğu ve dergilerin ayakta kalabilmek için gösterdikleri çaba konusunda da Ayvazoğlu, şu görüşleri seslendirdi:

 

“Dergi yayıncılığı yapmak, oldukça zor bir olay. Bu dergi on senedir her ayın 1’inde çıkıyor. Müessese dergileri vardır. Onlardan farklı olmak için derginin bakış açısı, ruhu, çerçevesi olması gerekir. Dergi, idealizm ve farklı bakış açısıyla tutunabilir .Cemil Meriç in dediği gibi ‘Dergi hür tefekkürün kalesidir.’ Kıt imkânlarla da olsa farklı bir şey söylemek lâzım. Düşünce hayatının nefes alıp verdiği mecradır dergi. Kültür Bakanlığı dergilerin kimliğini korumasına yardım etmelidir . Türk Edebiyatı dergisini kültürel ve muhafazakâr bir dergi olarak nitelemek yetersiz olur, yaratıcı bir muhafazakârlığı vardır. Dergiler yaşayan edebiyata açık olmalı ama aynı zamanda edebiyatımızın geçmişinin incelendiği mecraları da olmalı. Türk Edebiyatı dergisinin yazarlarının çok büyük bir bölümü aynı zamanda çok bir modern bir dergi olan İstanbul dergisinde de yazardı. Ama o dergi, Türk Edebiyatı kadar uzun ömürlü olmadı. 43 yıldır ayakta olan bir dergiyi konuşuyoruz.”

 

Türk Edebiyatı’nda yer alan fotoğrafların ilgi ve dikkat çektiğini belirten Mehmet Nuri Yardım, her yayın yönetmeninin haklı olarak başında olduğu derginin kadrosunu oluşturduğunu ifade ederek, “Türk Edebiyatı’nda da bir Beşir Ayvazoğlu döneminden söz etmek mümkündür. Siz derginin başına geldikten sonra dergide yazmayanlar oldu mu, onların tepkisi ne oldu? Bu konudaki ölçünüz ne idi?” şeklinde bir soru yöneltti. Ayvazoğlu, göreve geldikten sonra hiç kimseye ‘yazma’ demediğini, ama bazı imzaların yazmamayı tercih ettiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

 

“Herkesin beğenisini kazanmak zor. Mutlaka tepki olmuştur ama bana yansımadı. Çıtayı yükselttim, bu da hem okur hem yazar kitlesinde değişiklere neden oldu tabii. 500. özel sayıyı hazırlarken dosya dergiciliğinden çok hoşlanmadığım için muhtevayı tek bir konuya hasretmedik. İki ay gibi kısa bir sürede çok özgün bir çalışma ortaya çıktı.”

 

         Daha sonra dinleyicilerin soru faslına geçildi. Beşir Ayvazoğlu, kendisine yöneltilen bütün sorulara cevap verdi. Büyük bir dikkat ve coşkuyla takip edilen toplantı, hâtıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu. Sohbet toplantısına aralarında Fırat Kızıltuğ, Şerif Aydemir, Servet Kabaklı, Bestami Yazgan, Sadettin Kaplan, Cengizhan Orakçı, Bekir Tuncer, Mehmet Güllük ve Recep Arslan’ın da bulunduğu bir çok kültür sanat insanı katıldı. Toplantıya katılan herkese Türk Edebiyatı dergisinin muhtelif sayıları hediye edildi.



VİDEOLAR
FOTOĞRAF GALERİSİ
VAKIF TOPLANTILARI
XD CINEMA
EDEBİYAT KIRAATHANESİ
Üyeleri arasında Celâl Bayar, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Prof. Dr. Muharrem Ergin, Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş, Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu, Prof. Dr. Nevzat Atlığ, Ahmet Aydın Bolak, Ali Naili Erdem, Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu, Prof. Dr. Sabahattin Zaim gibi ülkemizin değerli şahsiyetlerinin yer aldığı Türk Edebiyatı Vakfı, Ahmet Kabaklı'nın girişimiyle 1978 yılında kuruldu.

KİTAPLARIMIZI SATIN ALMAK İÇİN

www.kitapyurdu.com

www.kitapyurdu.eu

www.idefix.com

Başa Dön