DUYURU

Sessiz sanatçılar



Savaş, en çok masum insanların hayatlarını parçalıyor. Bu insanlar yurtlarını, eş dostlarını geride bırakıp göç etmek zorunda kalıyorlar... Suriye’deki iç savaştan kaçan siviller de yeni hayatlar kurma ve geleceklerini kurtarma ümidiyle komşu ülkelere sığındılar. Avrupa’nın arkasını döndüğü bu savaş mağdurlarına, en çok kucak açan ülkelerden biri Türkiye oldu. Ülkemizdeki sığınmacıların sayısı iki milyon civarında. Her şehirde ve her alanda karşılaşabilirsiniz artık onlarla. Evsiz, işsiz sokaklarda yaşayan da var, dilencilik yapan da... Ancak pek çok Suriyeli ‘dilencilik’ üzerinden bir ‘önyargı’ oluşmasından rahatsızlar. Zira kendi ayakları üzerinde durmaya çalışanların sayısı bir hayli fazla. 

 

 

Hedef kişisel köprüler

 

Sığınmacılar hakkındaki önyargıyı kırmaya, Suriyeli entelektüelleri, sanatçıları ve edebiyatçıları daha yakından tanımaya yönelik bir belgesel çekildi. Yönetmenliğini Bilal Alirıza’nın yaptığı ‘Selam’ adlı 18 dakikalık kısa belgesel, Suriyeli bir sanatçının; ressam Muhammed Zaza’nın hikâyesine odaklanıyor. Kısa bir Lübnan macerasının ardından İstanbul’a gelen Zaza, burada gurbette hissetmediğini söylüyor; Savaşın yıkıcılığına dikkat çekiyor: “Savaş korkunç bir yıkım insanoğlu için. DNA’lara kadar işleyip doğacak çocuklara geçebilecek bir etkiye sahip.”

 

Genç yönetmen Bilal Alirıza da gelecek konusunda umutsuz olmalarına rağmen, birçok Suriyelinin Zaza ile aynı duyguları paylaştığını dile getirerek, bunun İstanbul’un çok kültürlülüğünden, belki de tarihinden kaynaklandığını vurguluyor. Alirıza, Medyanın Suriyelilere karşı toplumu yanlış yönlendirdiğine de dikkat çekiyor: “Suriyelilere karşı bir dezenformasyon var. ‘Suriyeliler devletten maaş alıyor, Suriyeliler şöyle imkânlara sahip, devlet ev veriyor onlara’ gibi asılsız söylemler var. Barınmak için çadırdan başka bir şey verildiği yok hâlbuki.’’

 

İki milyon Suriyeliyi tüm Türkiye’ye kabul ettirmeyi hedeflemediklerini söyleyen belgesel ekibi, ‘kişisel köprüler’ kurmak istediklerini anlatıyor. Belgeselin bir diğer amacı da Batı odaklı düşünceleri yıkıp, hep birlikte İstanbul’u umutların gerçekleşeceği bir merkeze dönüştürmek. ‘Selam’ ekibi tepkilerin oldukça olumlu olduğunu ve belgesellerin daha kısa formatlarla devam edeceğini belirtti. 

 

Acının yansımaları

 

Yönetmen Alirıza, savaşın ülkemize sürüklediği Suriyeli sanatçıların eserlerinden çok etkilenmiş. Sanatçıların eserlerinde savaşın izleri ve acının yansımaları olduğunu ifade ediyor. Alirıza, eserlerdeki yansımaları aktarırken tablonun bir köşesinde mutlaka bir füzenin olduğunu vurguluyor: “Sanatçıların bazıları çok net davranarak somut çizimlerle tankların yanına çocuk figürleri koyuyor ki bu tamamen acıdan kaynaklanıyor. Ressam Muhammed Zaza öncü bir girişim başlatmış ve doğrudan toplumu savaşa sürükleyen krizleri resimlerinde yansıtmış. Sadece Suriye’yi değil; tüm Ortadoğu’yu, aynı kültürden beslenenlerin ortak acılarını görüyoruz resimlerinde. Bu acılar her gün tazeleniyor ve hiç bitmiyor.” 

 

Ailesi Suriye’de olmayan sanatçıların diğerlerine göre daha şanslı olduğunu dile getiren Alirıza, “Ailesi orada olanlar her gün tetikte yaşıyor. Onlardan gelecek iyi haberleri bekliyor. Hem ekonomik olarak ayakta kalmak hem de sanatlarını icra etmek zorundalar. Hayat devam ediyor” diye konuşuyor.

 

Safiye Conger

STAR GAZETESİ



VİDEOLAR
FOTOĞRAF GALERİSİ
VAKIF TOPLANTILARI
XD CINEMA
EDEBİYAT KIRAATHANESİ
Üyeleri arasında Celâl Bayar, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Prof. Dr. Muharrem Ergin, Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş, Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu, Prof. Dr. Nevzat Atlığ, Ahmet Aydın Bolak, Ali Naili Erdem, Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu, Prof. Dr. Sabahattin Zaim gibi ülkemizin değerli şahsiyetlerinin yer aldığı Türk Edebiyatı Vakfı, Ahmet Kabaklı'nın girişimiyle 1978 yılında kuruldu.

KİTAPLARIMIZI SATIN ALMAK İÇİN

www.kitapyurdu.com

www.kitapyurdu.eu

www.idefix.com

Başa Dön