DUYURU

İki yol arkadaşından Canlar Ülkesi Abhazya



Damla Yolaç ve Denef Huvaj bizi dünyanın en genç cumhuriyetlerinden biri olan Abhazya ile tanıştırmaya hazırlanıyor. Fransa’da yaşayan yönetmen Adige asıllı Damla Yolaç ve fotoğrafçı Denef Huvaj’ın bu ay çekimlerini başlatacağı“Canlar Ülkesi: Abhazya”; belgesel, fotoğraf ve kitap projesi olarak hayata geçirilecek. İkilinin çekeceği belgesel Fransızca, Abhazca, Rusça ve Türkçe çevirileriyle, uluslararası festivallere ve televizyon kanallarına gönderilecek.

 

- Damla Yolaç ve Denef Huvaj’ın yolları nasıl kesişti? Proje nasıl doğdu?

 

Denef: Kollektif işleri çok seviyorum. Birlikte yapılan her eylem, birlikte söylenen her söz daha anlamlı ve güçlü geliyor bana. Bu projeden önce de bir çok projeye insanları dahil etmek için çok çabaladım. Ama anladım ki bu gerçekten ortak yol haritaları kesişmediğinde, aynı yerlerden bakılmadığında, aynı şeye duygulanılmadığında mümkün değil. O yüzden önce yola çıkmak ve yol arkadaşınla karşılaşmayı beklemek gerek. 

 

Ben yola çıktım. Çerkes köyleri projesi kapsamında Abhazya'ya gittim. Belgeselin yanı sıra bir de kitap yapmak istedim. Sonra yol arkadaşım yönetmen Damla Yolaç karşıma çıktı.

 

- Abhaz kültürü çok eskilere dayanıyor ancak Abhazya henüz bağımsızlık kazanan en genç cumhuriyetlerden biri. Bunun hayata yansımaları nasıl?

 

Denef: Toplum olarak bir arada yaşarken çok eskilerden gelen alışkanlıklarından, birlikte hareket etme, karar verme biçimlerinden dolayı Cumhuriyetlerinin genç olması konusunda zorlandıklarını düşünmüyorum. Köklü bir tarihin üstüne kurulan bir Cumhuriyet genç olsa bile, acemlikten uzaklaşmalarını sağlıyor diyebilirim. 

 

Sürgün üzerine çok hikaye, anlatı var aslında. Sadece ‘sürgün’ denildiğinde ‘ayrılık’ geliyor  hep aklıma.  Çok sevdiğiniz bir şeyden mahrum bırakılmak, ona bir daha kavuşamayacağınız duygusuna kapılmak. Hayatta daha ağır ne vardır bilmiyorum. Herhalde daha ağır bir tek ölüm var. Sürgün hepsini barındırıyor içinde. Kimse sevdiklerinden, topraklarından mahrum edilmesin.  Savaşlar, sürgünler hiç bir halkın başına bir daha gelmesin. Abhazların dediği gibi ‘’Tanrı tüm halkları özgür, mutlu ve müreffeh kılsın, Abhazları da unutmasın”  

 

- Peki bu belgesel aynı zamanda köklerinizle tanışma hikayesi de olabilir mi?

 

Damla: Çerkes kültüründe büyümedim ama köklerimi öğrendiğimden beri anlamaya ve aktarmaya gayret ettim. Bu manada bir tanışmadan bahsediyorsanız Abhazya'da elbette evimde hissediyorum ama Çerkes kanımla alakası olduğunu düşünüyorum. Abhazya, dünyanın en güzel yerlerinden biri ve öğrendikçe derinleşen bir tarih. İnsanları ve gelenekleri, tanıyıp yaşadıkça daha da hayran ediyor.

 

Denef: Aslında benim için bir tanışma değil. Abhazya’da büyüdüm ve tanışıklığım daha eskilere dayanıyor.  

 

- Neden “Canlar Ülkesi”?

 

Denef: Abhazlar ‘Abhazya’ yerine Apsını’yı kullanır. Apsını ise kelime anlamıyla ‘canlar ülkesi’ anlamına geliyor.

 

- İnternette başlatılan kitlesel fonlama sayesinde belgesele maddi destek sağladınız. Süreç nasıl başladı?

 

Damla: Kitlesel fonlanma ve halk desteğiyle film yapmayı çok etkileyici buluyordum. Önce kitlesel fonlanmanın ne olduğunu anlatmakla başlayıp, desteklerin ne şekilde yapılabileceğini anlatan bilgi mailleri gönderdik. Daha sonra projemizi anlatarak fon sayfasına yönlendirmeye çalıştık. Sosyal medyada duyuru ve arkasından çıkan haber ve röportajlarımızla belli bir kitleye ulaşmış olduk. Belirlediğimiz hedef temel ihtiyaçlarımız içindi. Süreç içinde yeterince duyuru yapmış olacağız ki sponsorluk teklif eden yerler oldu. Bu sayede çok güzel insanlarla tanıştık ve tanışıyoruz. 

 

- Hazırlık süreci nasıl geçiyor?

 

Damla: Abhazya'dan yeni döndük. İstediğimiz tüm görüşmeleri ve planlamaları orada bize yardım eden dostlarımız ve büyüklerimiz sayesinde tamamladık. Şimdi hala konaklama ve ekipman gibi büyük bütçeli kalemler için çözüm arıyoruz.

 

- Bu aynı zamanda,fotoğraf ve kitap projesi… Kitaptan bahseder misiniz?

 

Denef: Abhazlar’ın çok derin ve güzel bir anlatımları var. Yan yana yürürken, karşılıklı yemek yerken bir anda hayranlıkla dinleyeceğiniz bir şeyden bahsedebiliyorlar. Buna tanık olduktan sonra kendim bir şey anlatmak istemedim. Savaşı, hayatı, şehirleri kendi öykücü dilleriyle anlatsınlar, ben de hikâyelerle birlikte hem anlatıcıları, hem anlattıklarını fotoğraflayayım istiyorum. Yani içinde kısa kısa anlatılar da barındıran bir fotoğraf kitabı olacak.

 

Safiye Conger

STAR GAZETESİ



VİDEOLAR
FOTOĞRAF GALERİSİ
VAKIF TOPLANTILARI
XD CINEMA
EDEBİYAT KIRAATHANESİ
Üyeleri arasında Celâl Bayar, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Prof. Dr. Muharrem Ergin, Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş, Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu, Prof. Dr. Nevzat Atlığ, Ahmet Aydın Bolak, Ali Naili Erdem, Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu, Prof. Dr. Sabahattin Zaim gibi ülkemizin değerli şahsiyetlerinin yer aldığı Türk Edebiyatı Vakfı, Ahmet Kabaklı'nın girişimiyle 1978 yılında kuruldu.

KİTAPLARIMIZI SATIN ALMAK İÇİN

www.kitapyurdu.com

www.kitapyurdu.eu

www.idefix.com

Başa Dön