DUYURU

İlhan Kutluer: 'Üstat tartışmasız bir otoritenin adıydı'



Star Gazetesi tarafından Üstad Necip Fazıl adına verilen ödüllerin ikincisinde kazanan isimler geçtiğimiz günlerde belli oldu.

 

Jüri heyetinin yaptığı titiz değerlendirme sonucu Fikir Araştırma Ödülü İlhan Kutluer’e verildi. İslam düşüncesini modern batı düşüncesiyle birlikte işleyen ve yorumlayan bir düşünce ve bilim adamı olan Kutluer, özellikle İslam'ın erken dönemlerinin düşünce ortamını, kaynaklarını ve eserlerini çalışma konusu yaptı. Kutluer, İlim dünyasına yaptığı bu değerli katkılarından dolayı Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü'ne layık görüldü. Kutluer’e Necip Fazıl’ın düşünce dünyasındaki yerini ve bu ödülle ilgili düşüncelerini sorduk.

 

-Necip Fazıl Kısakürek kişisel hikâyenizde nasıl bir yerde duruyor?

 

Rahmetli Üstat Necip Fazıl adına verilen ödülü almak gerçekten onur verici. Ayrıca ağır sorumluluklar yüklüyor insana. Bendeniz babası Büyük Doğu okuru olan biriyim. Rahmetlinin beni gazete bayiine dergi almak üzere gönderdiğini, derginin kapaklarında çarpıcı metaforlarla vurgulanan gündemi aile sohbetlerinin konusu yaptığını hatırlıyorum. Ancak benim ciddi anlamda Necip Fazıl okuru olmam İstanbul’a gelip üniversite talebesi olmam ile gerçekleşti. Kaldığım yurdun üniversite talebeleri arasında “Üstat” deyimi sahip olduğumuz ideolojinin tartışmasız otoritesini ifade ederdi. Genç zihinlerimizin İslam’ı bir örgü, bir sistem olarak kavramasında O’nun yazdıkları çok etkili oldu. Ancak sahici anlamda Necip Fazıl okuru olmam daha sonra edineceğim ve entelektüel kalibresi yüksek ağabey ve arkadaş muhiti içinde nasip oldu. Bu muhitin teşvikiyle bir şeyler çiziktirmeye başladığım dönemde artık benim için bir Necip Fazıl okulu söz konusuydu. Bu okulun süreği olan düşünce ve sanat hareketleri içinde Diriliş akımıdır ki benim ve içinde nefes alıp verdiğim entelektüel muhit için Büyük Doğu’yu açımlayan yeni bir imkân olarak görüldü hep. Büyük Doğu ve Diriliş arasında zihin ve gönül dünyamızda oluşan sürekliliğe rağmen yazı hayatımda Sezai Bey’in düşünce dünyası üzerine bazı şeyler kaleme alıp Üstat hakkında bir çalışma yayınlamamış olmayı şimdi baktığımda garip karşılıyorum.

 

-Üstad’ın adına verilen bir ödülün sahibi olmak ne hissettirdi size?

 

Star Gazetesi’nin ihdas ettiği Necip Fazıl ödüllerini Üstad’ın adı ve mirasına bir kadirşinaslık örneği sergilemesi açısından çok anlamlı ve değerli görüyorum. İnşallah bu girişim kurumsallaşma yönünde daha da başarılı olur ve başka girişimlere örneklik teşkil eder. Sanat ve düşüncenin imkânlarını kendi dünya görüşleri doğrultusunda harmanlayıp yüksek düzeyli metinler haline getiren bu büyük insanlara çok şey borçluyuz çünkü. Bu metinler artık çağdaş İslam düşüncesinin klasikleri haline gelmiştir ve Türkiye’de çağdaş düşünce gelenekleri üzerine yapılacak hiçbir araştırma bu eserleri göz ardı edemez. Necip Fazıl ve Sezai Karakoç gibi büyük imzalar, ülkemiz için varoluşsal önem taşıyan düşünce alanlarını kendilerini izleyenlerin zihin dünyasına açmış ve onlara ağır entelektüel ödevler yüklemiştir. Bu ödüle saygın bir jüri tarafından layık görülmem bana bu ağır ödevi yeniden hatırlattı. Bu ödev içinde entelektüel geleneğimizin tüm boyutlarıyla yeniden keşfi başta geliyor. Akademik hayatım boyunca bu geleneğin klasikleri üzerinde yoğunlaşmaya çalıştım. Evet, geleneği klasikler taşır. Fakat biliyorum ki gelenek sadece tarih değildir ve klasikler çağdaş düşünce sorunlarımızın aşılması için yeniden üretilmesi gereken birikimlerdir. 

 

 

 

“Necip Fazıl ve Sezai Karakoç gibi büyük imzalar, ülkemiz için varoluşsal önem taşıyan düşünce alanlarını kendilerini izleyenlerin zihin dünyasına açmış ve onlara ağır entelektüel ödevler yüklemiştir.”

 

İLHAN KUTLUER - PORTRE

 

1957 Biga doğumlu İlhan Kutluer İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünde okudu. Aynı bölümde “Türk-İslâm Düşüncesi Tarihi” kürsüsünde doktora yaptı. M. Ü. İlâhiyat’ta araştırma görevlisi iken “İslâm Felsefesi Tarihinde Ahlâk İlminin Teşekkülü” konulu tezini tamamladı. Çeşitli dergilerde modern bilim üzerine yazılar kaleme alan Kutluer, çeviri eserlere de imza attı. Kutluer, ilmi makalelerini ‘Akıl ve İtikad: Kelâm-Felsefe İlişkileri Üzerine Araştırmalar’ (İz Yayıncılık, 1996) başlığıyla topluca neşretti. M. Ü. İlâhiyat Fakültesi İslâm Felsefesi Anabilimdalı’nda öğretim üyesi olan Kutluer’in yayınlaşmış eserlerinden bazıları: İlim ve Hikmetin Aydınlığı’nda, İslam’ın Klasik Çağında Felsefe Tasavvuru, İbni Sina Ontolojisinde Zorunlu Varlık.

 

Gülcan Tezcan

STAR GAZETESİ / SANAT



VİDEOLAR
FOTOĞRAF GALERİSİ
VAKIF TOPLANTILARI
XD CINEMA
EDEBİYAT KIRAATHANESİ
Üyeleri arasında Celâl Bayar, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Prof. Dr. Muharrem Ergin, Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş, Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu, Prof. Dr. Nevzat Atlığ, Ahmet Aydın Bolak, Ali Naili Erdem, Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu, Prof. Dr. Sabahattin Zaim gibi ülkemizin değerli şahsiyetlerinin yer aldığı Türk Edebiyatı Vakfı, Ahmet Kabaklı'nın girişimiyle 1978 yılında kuruldu.

KİTAPLARIMIZI SATIN ALMAK İÇİN

www.kitapyurdu.com

www.kitapyurdu.eu

www.idefix.com

Başa Dön