DUYURU

Servet Kabaklı'nın ardından



Memleketin durumu zaten insanı derinden yaralıyor, ne tarih biliyoruz ne de sosyoloji.

Türk nedir, Kürt nedir, bunlardan kesinlikle haberimiz yok. Bizde zeki çocuklar müspet bilimlere yönlendiriliyor, halbuki sosyal bilimler bir millet için hayati derecede zaruridir. Karamsar bir ruh haliyle televizyonda haberleri dinlerken Servet Kabaklı'nın ölüm haberini duyunca kulaklarıma inanamadım. Yaşı henüz gençti, sağlıklıydı, herhangi bir hastalık haberini duymamıştım. Ne yapalım ki ölüm ne gence ne de yaşlıya bakar. Vademiz doldu mu hepimiz bu fani dünyaya veda edeceğiz.

 

Son yıllarda Edebiyat Vakfı denince aklımıza Servet Kabaklı gelirdi. Vakfın kurucusu, amcası Ahmet Kabaklı'dır. Ahmet Kabaklı hocamızı, çeşitli gazetelerde yazdığı millet ve memlekete dair yazılarından tanıyoruz. Yazılarında milli şuuru aşılayan hocamız tam bir memleket sevdalısıydı; politika onun için ölçü olmazdı. Milletimizin dostuna dost, düşmanına düşmandı.

 

O sadece bir gazeteci değil, büyük bir edebiyat tarihçisi ve fikir adamıydı. ‘Neden Milliyetçilik', ‘Kültür Emperyalizmi', ‘Mabet ve Millet' gibi biz gençlere rehber olacak kitaplar yazdı. Hocamız milli değerlere sahip çıkardı; milletimize hizmet etmiş herkesin kadrini bilirdi. ‘Yunus Emre', ‘Mehmed Akif' ve benzeri eserleri mazimizin bugünümüze taşınması idi. ‘Türk Edebiyatı Ansiklopedisi'nde ciddi emeği bulunmaktadır. Kültürümüze hizmet etmiş şair, romancı, hikâyecilerin hepsini orada toplamıştır. Tarihi konulara da bigane kalmamıştır. ‘Temellerin Duruşması' kitabı son dönem tarihimize ışık tutmuştur. Ahmet Kabaklı hocamızın kültür ve edebiyat hayatımıza en büyük katkılarından biri de Üstad Necip Fazıl Kısakürek'e vermiş olduğu ‘Sultan-üs Şuara' unvanıdır. Böylece bizim çevrelerin dışındaki insanların da, Üstad'ın o güzel, derinliği olan şiirlerini okumasına, diğer eserlerine, onun davasına yönelmesine vesile olmasını düşünmüştür.

 

Ahmet Kabaklı Hakk'ın rahmetine kavuştuktan sonra amcasının mirasını Servet Kabaklı ele aldı. Kabaklı Hocamız mütevazı bir adamdı, onun için önemli olan hizmetti. Servet Kabaklı, Türk Edebiyatı dergisini daha geniş kalabalıklarla buluşturmak için  albenisini kuvvetlendirdi; hiçbir şeyden kaçınmadı. Zaten kendisi de gazeteci idi.

 

Edebiyat Vakfı denince, Servet Kabaklı'dan sonra aklımıza Belkıs İbrahimhakkıoğlu ile Cemal Aydın gelmektedir. Bu iki mümtaz şahsiyet, yıllardan beri Türk Edebiyat Vakfı'na hizmet etmektedirler. Bundan sonra vakfa her gittiğimizde Servet Bey'in gülümseyen yüzünü hatırlayacağız; ümid ederim ki amcası Ahmet Kabaklı ve Servet Kabaklı'dan sonra, bu güzel müesseseyi yine bir hizmet ehli idare eder.

 

Sultanahmet Camii'nde cenaze namazı kılındı; İstanbul valisi ve daha pek çok resmi zevat da oradaydı, kalabalık bir cemaat vardı. Yıllardan beri görmediğimiz arkadaşlarımızı orada gördük; herkeste derin bir üzüntü vardı. Definden sonra hep beraber Servet Bey'in Sultanahmet'teki mekanına gittik; konuşmalar Servet Bey'le ilgili hatıralar üzerineydi. Allah rahmet eylesin; mekanı cennet olsun, bütün dostlarına, ailesine sabırlar ihsan etsin.

 

ZAMAN GAZETESİ

Mehmed Niyazi



VİDEOLAR
FOTOĞRAF GALERİSİ
VAKIF TOPLANTILARI
XD CINEMA
EDEBİYAT KIRAATHANESİ
Üyeleri arasında Celâl Bayar, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Prof. Dr. Muharrem Ergin, Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş, Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu, Prof. Dr. Nevzat Atlığ, Ahmet Aydın Bolak, Ali Naili Erdem, Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu, Prof. Dr. Sabahattin Zaim gibi ülkemizin değerli şahsiyetlerinin yer aldığı Türk Edebiyatı Vakfı, Ahmet Kabaklı'nın girişimiyle 1978 yılında kuruldu.

KİTAPLARIMIZI SATIN ALMAK İÇİN

www.kitapyurdu.com

www.kitapyurdu.eu

www.idefix.com

Başa Dön