DUYURU

Ah güzel İstanbul



Pek çok sanat dalına ilham kaynağı olan İstanbul, ressamlar için de hâlâ görkemli bir güzelliğe sahip. 200’ün üstünde karma sergi ve 30 üzerinde kişisel sergi açan izlenimci (empresyonist) ressam Selahattin Kara da İstanbul aşığı sanatçılardan. 40 yıldır resim yapıyor. Kara’nın Cemal Reşit Rey Konser Salonu fuayesinde açılan İstanbul Resimleri sergisi, sanatçının görmek ve geleceğe bırakmak istediği İstanbul tablolarını içeriyor. 31 Ekim’e kadar görülebilecek sergide Selahattin Kara’nın büyük ölçülerde yaptığı peyzajların hepsi bir arada yer alıyor. Daha çok tarihi yarımada, Eyüp, Kadıköy, Ortaköy ve Anadolu Hisarı’nı resmeden Kara ile bugünün İstanbul’unu resmetmek üzerine konuştuk...   

- İstanbul’un sizin dünyanızdaki karşılığı nedir?

Empresyonistler yaşadıkları zaman diliminde ve yaşadıkları ortamda ne görüyorlarsa onu tuvallerine aktaran ressamlardır. Bugünde yaşıyoruz, İstanbul’da yaşıyoruz, İstanbul’da gördüğümüz bizi etkileyen yerlerin resmini, ondan duyduğumuz heyecanı tablolara aktarmak durumundayız. İstanbul dünyanın merkezi. Dünyaya baş şehir seçilecek olsa bence o şehir İstanbul olmalı. Şehri bu niteliklere önce biz taşıyacağız.

- Tablolarda İstanbul’un kalabalığı ve kargaşası yok. Görmek istediğiniz İstanbul’u mu resmettiniz?

İstanbul’un merkezini, tarihi yarımadasını, Üsküdar’ın ve Kadıköy’ün tarihi dokusunu, her biri birer sanat eseri niteliğinde olan yapılarının bulunduğu merkezleri resmediyorum. Döneminin özelliklerini iyi yansıtan bir sokak ya da evleri alıyorum. Osmanlı’nın muazzam mimarisinin örneği olan camileri alıyorum. Bunları resmederken arka planlardan uyumsuz olarak yükselen yeni yapılar, teknolojik yapılar bunların kimyasını bozuyor. Onu da kendi resim tekniğim ve becerimle ya bulut yapıyorum ya uzak plan olarak sisli bir atmosferde eritiyorum. Bu tarihi güzelliği bozmasın, canına okumasın diye kamufle ediyorum onları, flu olarak yapıyorum ya da kaldırıyorum. Bazen Ortaköy Camii’nin arkasından o da artık bir simge haline gelmiş olan Boğaziçi Köprüsü’nü tuşluyorum. Çünkü taş dokuya uymuyor o metal yapı. Sanatçılar doğa ve estetik konusunda radikaldir. Bunlar da bir kentin yaşaması için ihtiyaçlar fakat sanatçılar bu konuda o kadar tavizkâr değiller. Bizim gözümüzü rahatsız ediyor. Estetik algımız ve anlayışımızla uyuşmuyor. Bu yüzden onlara biraz rötuş yapma ihtiyacı hissediyoruz.

- İstanbul sanatçılar için daha özel anlamlar taşıyor sanırım...

İçimiz dışımız İstanbul. İstanbul’suz olmuyor, olmaması da lâzım. Soyut resim yapanlar da çağdaş resim yapanlar da İstanbul’u yorumlamışlar. Pek çok sanatçının İstanbul resimleri var. Dünyada İstanbul’a ilgisiz kalmış sanatçı yoktur. İstanbul çok resimsel, çok şiirsel bir şehir. Müzikal bir şehir. Ancak sinema bundan nasibini alamadı. Dünya sinemasında da İstanbul daha çok kullanılmalı.

-  Hangi renkler yakışıyor İstanbul’a...

Mor ve pembeler benim renk bütünlüğümün merkezinde yer alır Bu renkler çok yumuşak olarak diğer ara tonlara serpiştirilerek tabloya dağılmıştır. Damarlarımda en fazla dolaşan renklerdir bunlar.

 

Gülcan Tezcan

STAR GAZETESİ



VİDEOLAR
FOTOĞRAF GALERİSİ
VAKIF TOPLANTILARI
XD CINEMA
EDEBİYAT KIRAATHANESİ
Üyeleri arasında Celâl Bayar, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Prof. Dr. Muharrem Ergin, Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş, Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu, Prof. Dr. Nevzat Atlığ, Ahmet Aydın Bolak, Ali Naili Erdem, Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu, Prof. Dr. Sabahattin Zaim gibi ülkemizin değerli şahsiyetlerinin yer aldığı Türk Edebiyatı Vakfı, Ahmet Kabaklı'nın girişimiyle 1978 yılında kuruldu.

KİTAPLARIMIZI SATIN ALMAK İÇİN

www.kitapyurdu.com

www.kitapyurdu.eu

www.idefix.com

Başa Dön