DUYURU

Her dem taze doğarız Bizden kim usanası



Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri töreni sanat ve siyaset dünyasını buluşturdu. Törende ‘yerli ve milli duruş’ üzerine önemli mesajlar verildi. Merhum Cemil Meriç’in kızı Ümit Meriç, Erdoğan’a Selahattin Eyyubi benzetmesi yaparken, Erdoğan, Yunus Emre’nin ‘Her dem taze doğarız, bizden kim usanası’ dizelerini okudu.

 

Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri töreninde ‘yerli ve milli’lik vurgusu

 

Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri töreni önceki gün sahiplerini bulurken, yapılan konuşmalar törene damgasını vurdu.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde verilen ödüller bu yıl Münir Özkul, tarihçi Prof. Mehmet Genç, yazar Rasim Özdenören, müzisyen Orhan Gencebay, hattat Hüseyin Kutlu ve merhum Cemil Meriç’e verildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu isimlerinortak özelliğinin ‘yerli ve milli’ duruşun en mümeyyiz temsilcileri olduğunu vurguladı.

 

Milletler için ne siyasi ne de ekonomik krizlerin yıkıcı bir tehdit olmadığını dile getiren Erdoğan, asıl tehlikenin coğrafyamızla ve milletimizle ilgili vizyonun kaybedilmesi olduğunu vurguladı. Erdoğan ‘Bizi biz yapan, diğer toplumlardan farklı kılan ve yaşadığımız bunca badireye rağmen ayakta tutan gücü çok iyi anlamalıyız. Kültür ve sanat alanı işte bu bakımdan çok önemlidir’ dedi.

 

Yunus Emre’nin “Her dem taze doğarız. Bizden kim usanası” sözlerinin coğrafya ve milleti çok güzel anlattığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin İslam dünyasının umudu olduğunu dile getirdi. Erdoğan bu yıl ödül alan bilim adamı ve sanatçılar hakkındaki görüşlerini de tek tek dile getirdi. Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları şöyleydi:

 

RASİM ÖZDENÖREN NESİLLERİ AĞABEYİ

 

Rasim Özdenören bir neslin değil adeta nesillerin ağabeyidir, benim de ağabeyimdir. Dava ve mücadele adamıdır. Türkiye’nin en önemli edebiyatçılarından biridir. Eserlerinin yeni kuşakları da doyuracağına, aydınlatacağına inanıyorum.     

 

ORHAN GENCEBAY’A HAKSIZLIKLARIN TELAFİSİ

 

Gencebay’ın müziği, köklerini, tınısını, ritmini bu coğrafyadan alan aynı zamanda insanımızın günlük hayatındaki sevdaları, isyanları, üzüntüleri, beklentileri, hatta ümitleri konu edinen bir özelliğe sahiptir. Onun sevdasını da isyanını da doğru anlamayanlara inat milletimiz kendisine sahip çıkmış, sanatını bağrına basmıştır. Gencebay’ı ve müziğini eleştiren ama muhtemelen yalnız kaldığında yine onu dinleyenlerin olduğunu da biliyorum. Gencebay’a verdiğimiz bu ödülün, kendisine geçmişte yapılan haksızlıkların da telafisi manasına geldiğine inanıyorum.

 

MEHMET GENÇ KALICI OLANI SEÇTİ

 

Prof. Dr. Mehmet Genç hocamızın her kelimesi aslında yılların imbiğinden geçirilerek yazılmış eserleri Osmanlı’ya, Osmanlı tarihine, iktisadına, bürokrasine, daha da önemlisi yaygın Osmanlı algısına yönelik bakış açısını kökten değiştirmiştir. İlmi ciddiye alan, tercihini güncelden değil, kalıcı olandan yana kullanan ve bu duruşunu yarım asırdır devam ettiren Mehmet Genç hocamızı, ülkemizin sahip olduğu en önemli değerlerden bir olarak görüyorum.

 

HÜSEYİN KUTLU HÜSN-İ HAT’I GELECEĞE TAŞIYOR

 

Kur’an Mekke’de nazil oldu, Kahire’de okundu, İstanbul’da yazıldı ise eğer bunda Hüseyin Kutlu gibi hattatlarımızın emeği var. Kutlu Hocamız, lafzıyla, manasıyla bir ruh hendesesi olan hat sanatını ilim, irfan ve hikmetin diviti ve mürekkebinden damıtarak bugüne ve gelecek nesillere taşıyan bir sanatkarımızdır.     

 

CEMİL MERİÇ İLE ÜMRANDAN UYGARLIĞA

 

Kültür ve Sanat Vefa Ödülü’ne layık görülen merhum Cemil Meriç ‘Bilgi sonu gelmeyen bir fetihtir’ demiştir. Onu anlatmaya ne sözümüz ne zamanımız ne de gücümüz yeter. Güneşin ülkeleri aydınlattığı gibi sözlerin de milletleri aydınlattığına inanan rahmetli Cemil Meriç, tüm ömrünü bu yolda harcamış, geride nesiller boyunca okunsa, tartışılsa, üzerinde düşünülse bitmeyecek bir hazine bırakmıştır.

 

MÜNİR ÖZKUL İLE HEM AĞLADIK HEM GÜLDÜK

 

Sayın Münir Özkul, kimi zaman fakir ama gururlu böyle bir aile babası, kimi zaman vefakar, cefakar öğretmen olarak hafızalarımızdaki mümtaz yerini daima muhafaza edecektir. Mizahı ve sevgiyi en samimi, en yalın haliyle sanatına yansıtmayı başarmıştır.

 

Erdoğan ve Selahaddin Eyyubi

 

MERHUM Cemil Meriç’in kızı Prof. Dr. Ümit Meriç babası adına Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü’nü almak üzere kürsüye çıktığında duygulu anlar yaşadı. Cemil Meriç’in, Hristiyan kapitalizmi ile sosyalist ateizmi arasında sıkışan dünyada ‘Sevgilim Muhammed’dir’ tavrını ortaya koyduğunu belirten Ümit Meriç, Erdoğan’a teşekkür ederken, ‘Çağımızın Selahaddin Eyyubi’sine şükranlarımı takdim ediyorum’ dedi. Görüşlerine başvurduğumuz Ümit Meriç ‘Eyyubi’ benzetmesine açıklık getirdi: “Müslümanlar en şedid düşmanlarına dahi merhamet ederler ve iyilik yaparlar. 19. yüzyılın en büyük yazarlarından Walter Scott, Eyyubi’nin, can düşmanı İngiliz Kralı I. Richard’ı tedavi ederek ölümcül bir hastalıktan kurtardığını yazar. Hafiz-i Kur’an olan Eyyubi İslam dünyasını küffara karşı yek vücud eylemişti.”Törende, hattat Hüseyin Kutlu da, Cumhurbaşkanı’na hitaben “Umutlarımızı yeşertiyorsunuz” demişti. 

 

Bedir Acar

STAR GAZETESİ / SANAT



VİDEOLAR
FOTOĞRAF GALERİSİ
VAKIF TOPLANTILARI
XD CINEMA
EDEBİYAT KIRAATHANESİ
Üyeleri arasında Celâl Bayar, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Prof. Dr. Muharrem Ergin, Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş, Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu, Prof. Dr. Nevzat Atlığ, Ahmet Aydın Bolak, Ali Naili Erdem, Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu, Prof. Dr. Sabahattin Zaim gibi ülkemizin değerli şahsiyetlerinin yer aldığı Türk Edebiyatı Vakfı, Ahmet Kabaklı'nın girişimiyle 1978 yılında kuruldu.

KİTAPLARIMIZI SATIN ALMAK İÇİN

www.kitapyurdu.com

www.kitapyurdu.eu

www.idefix.com

Başa Dön