DUYURU

Mizah, iki ucu keskin bıçak!



Bilindiği üzere Uçakan, din ve inanç hürriyetleri ekseninde toplumsal ve güncel sorunları irdeleyen filmler çekiyordu o dönem. Zira öncelikler meselesi vardı ve ‘toplumsal sancıları’ dile getirmenin aciliyeti söz konusuydu. ‘Misyon sahibi’ sanatçılarımız komediyi kendilerine yakıştıramazdı.

 

20 yıllık maziye flaşbek yapmamın sebebi bir tiyatro oyunu. Tiyatro Külliyen enteresan bir işe imza atmış. Hüdayi Vakfı’nın kurucularından Osman Nuri Topbaş’ın dini içerikli bir kitabını alıp (Hüdayinin Ziyafet Sofrası) komedi tarzında sahneye uyarlamış. Peki, dini bir eser nasıl olur da mizahi bir piyese dönüşebilir?

 

Geçmişte, ‘Din ve mizah’ ne zaman yan yana gelse, sanatçılarımız hep sorunlu bir dil tutturmuşken, Tiyatro Külliyen bu algıyı ters yüz edecek sanatsal içerikle çıkıyor karşımıza.

 

ZİYAFETE GEL

 

Oyun, iki ayyaş, aynı zamanda çatlak kafadarın karınlarını doyurmak için gittikleri Hüdayi Dergahı’nda yaşadıkları dönüşümü konu ediyor. Eski alışkanlıklar dolayısıyla dönüşüm elbette kolay olmaz. Dergahtaki derviş kültürüyle ‘arsız, çatlakların’ın iki zıt kutbu oluşturduğu düşünülürse, ortaya çıkacak manzarayı varın siz hayal edin...

 

Ziyafet sofrası mizahın ne kadar önemli olduğunu hatırlatan bir oyun. 90 dakika boyunca oyuncuların bitmeyen enerjisi, güncel, doğaçlama espriler oyuna dinamik bir hava katıyor. Ahmet Kemal karakteriyle Osman Doğan (aynı zamanda yönetmen) oyunda dengeyi sağlarken Mehmet Kemal’i oynayan Kayhan Binnetoğlu, televizyon şovlarını aratmayan esprileri ve oyunculuğuyla seyirciyi gülmekten kırıp geçiriyor. Binnetoğlu’nun doğaçlama oyunu, özellikle günümüz gençlerinin espri alışkanlıkları ile örtüşüyor. Bu da seyirci alkışına yansıyor. Lakin mizah iki ucu keskin bıçak... Esprinin fazlası ‘esas’ın önüne geçerse, ‘mesele’nin rengi açılır, hatta solar. Aşırı ‘komikten’ dini ‘nasihate’ hızlı virajlar oyunun handikaplarından biri olarak göze çarpıyor. Dervişlerin dergah kıyafetleri ile şarhoşların sokak kıyafetleri de bir başka tezat.

 

Artık dergahlarda bile kıyafetler daha güncel.

 

Bazen zekice bir espri bütün ağır havayı dağıtabileceği gibi, ironik bir gönderme, sayfalar dolusu eleştiriden daha etkili olabiliyor.  Yine de muhafazakar kesimin gözünde mizah ‘hafif’ işler sayılmaktan öte geçemedi. Ziyafet Sofrası bu ağır havayı şöyle bir silkelediği için önemli...

 

Zehire karşı panzehir 

 

Muhteşem Yüzyıl Kösem, reyting ölçümlerine göre seyirci erozyonuna uğradı. Geçen sezonlardaki, Muhteşem Yüzyıl’ın başarısını yakalayamadı Hülya Avşar’lı, Beren Saat’li yeni dizi. Kösem’e ne zaman kafamı çevirsem “Saray entrikaları” başrolde. Diyaloglar ise bir felaket. Saray, “cehennem çukuru” gibi gösteriliyor. Tek bir mutlu karakter yok. Bana öyle geliyor ki seyirci, tarihe bu kadar hakarette art niyet sezdi. Bu zehirli dilin panzehirini TRT’nin “Diriliş Ertuğrul” dizisinde gördü. Sanırım yapılması gereken de bu... Kör dögüş yerine karanlığa bir mum yakmak... 

 

STAR GAZETESİ / SANAT



VİDEOLAR
FOTOĞRAF GALERİSİ
VAKIF TOPLANTILARI
XD CINEMA
EDEBİYAT KIRAATHANESİ
Üyeleri arasında Celâl Bayar, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Prof. Dr. Muharrem Ergin, Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş, Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu, Prof. Dr. Nevzat Atlığ, Ahmet Aydın Bolak, Ali Naili Erdem, Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu, Prof. Dr. Sabahattin Zaim gibi ülkemizin değerli şahsiyetlerinin yer aldığı Türk Edebiyatı Vakfı, Ahmet Kabaklı'nın girişimiyle 1978 yılında kuruldu.

KİTAPLARIMIZI SATIN ALMAK İÇİN

www.kitapyurdu.com

www.kitapyurdu.eu

www.idefix.com

Başa Dön