DUYURU

Bu bir sansür değil duruştur, tavırdır…



Mesele, yazar Handan İnci’nin bir paylaşımıyla gündeme geldi. Dergi, Necatigil’in kızı Ayşe Sarısayın ile babası üzerine röportaj yaptı. Akabinde, teröre desteğe dönüşen ‘akademisyenler bildirisi’ne omuz verdiği için dergi, Sarısayın’la yapılan röportajı sayfalarına almadı. Şimdi bir takım medya, “Necatigil’e sansür” diyerek olayı köpürtme gayretinde. Peki derginin en tepe ismi, yayın yönetmeni Bahtiyar Aslan ne diyor?

 

- Behçet Necatigil’e sansür mü var?

 

Her derginin, gazetenin bir yayın politikası vardır. Genel Yayın Yönetmeni bu yayın politikasını yürüten kişidir. Her dergi gibi bize de çok sayıda yazı, şiir ve röportaj geliyor. Bunlardan büyük bir -kısmına yer veremiyoruz.

 

- Ancak Ayşe Sarısayın durumu biraz farklı olsa gerek.

 

Devleti katliam yapmakla itham eden “akademisyenler bildirisi” yayınlandı. Bu süreçte Ayşe Sarısayın’ın da dâhil olduğu bir sanatçı-yazar kitlesi bildiriyi destekler nitelikte açıklamada bulundular. Bu gerekçeyle röportajı yayınlamama kararımızı kendilerine ilettik. Üzüntülerini bildirdi ve zannederim bizi anlayışla karşıladı. Meselenin böylece kapandığını sanıyordum.

 

- Niye kapanmadı? Handan İnci sürece nasıl dâhil oldu?

 

Bunu ben de merak ediyorum. Handan Hanım’a konu nasıl ulaştı bilmiyorum. İlk olarak onun sosyal medyada bir paylaşımla bunu duyurduğunu herkes biliyor artık. Sürece dâhil olması manidar. Beni arayabilirdi. Kendisinde telefonum var. Ayşe Hanımdan önce onun meselenin üstüne yürümesinin de bir anlamı vardır mutlaka.

 

- Ne anlamı olabilir?

 

Bir kesime kendini onaylatma çabası.

 

Şıklık olsun diye taviz vermem

 

- Röportaj Necatigil’e dairdi. Siz dolaylı da olsa Necatigil’i sansür etmiş olmuyor musunuz?

 

Birisinden röportaj isteyip de yayımlamamanın şık olmadığını biliyorum. Necatigil ile ilgili dosya yayınlamış bir dergiye ‘Necatigil’i sansürledi’ demek ne kadar doğru olur, bunu sizin takdirinize bırakıyorum.

 

- Bir tercih meselesi diyorsunuz yani...

 

Tercih yapmam gerekti ve tercihimi yayımlamama yönünde kullandım. Devleti katliam yapmakla suçlamanın, şehit askerlerimizi ve savaşan gazilerimizi katillikle suçlamak anlamına geldiğini iyi biliyorum. Sözde aydınların neden şehit cenazelerini görmezden geldiğini de anlayamıyorum. Bu bildiriyi destekleyen kim olursa olsun aynı tepkiyi verirdim. Türk Edebiyatı Dergisinin varlık gayesi de, duruşu da bu yöndedir. Sırf şıklık adına ne kendi, ne de derginin duruşundan taviz veremezdim.

 

Sezai Karakoç’un tek şiirine bile tahammüleri yok

 

- Bunun bir sansür olmadığını mı söylüyorsunuz?

 

Bunun bir duruş olduğunu, tavır olduğunu söylüyorum. Biz, bu yönde inisiyatif kullandık. Ayrıca devletin orada katliam filan yapmadığı da çok net bir şekilde gözüküyor. Sokaklara, menfezlere, mazgallara döşenen bombaların piknik malzemesi olmadığının da farkındayız.

 

- Temsil ettiğiniz kesim sansürden çok çekti.

 

Bu ülkede sansürün nasıl yapıldığını, kimlere karşı sansür uygulandığını herkes bilir. Türkiye’de bir kesim mesela Sezai Karakoç’un bir tek şiirini bile okumaya tahammül edemez. Abdürrahim Karakoç diye bir şair olduğundan haberdar bile değillerdir. Emine Işınsu diye bir romancı olduğunun farkında değillerdir. Birçok dergi ve gazete, gazetelerin kitap ekleri bu isimleri hiçbir şekilde anmamaya ant içmiş gibidirler. Yok sayarlar, yokluğa mahkûm ederler. Bunlar sansür değil de nedir?

 

STAR GAZETESİ / SANAT



VİDEOLAR
FOTOĞRAF GALERİSİ
VAKIF TOPLANTILARI
XD CINEMA
EDEBİYAT KIRAATHANESİ
Üyeleri arasında Celâl Bayar, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Prof. Dr. Muharrem Ergin, Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş, Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu, Prof. Dr. Nevzat Atlığ, Ahmet Aydın Bolak, Ali Naili Erdem, Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu, Prof. Dr. Sabahattin Zaim gibi ülkemizin değerli şahsiyetlerinin yer aldığı Türk Edebiyatı Vakfı, Ahmet Kabaklı'nın girişimiyle 1978 yılında kuruldu.

KİTAPLARIMIZI SATIN ALMAK İÇİN

www.kitapyurdu.com

www.kitapyurdu.eu

www.idefix.com

Başa Dön