DUYURU

Hangi yaralı parmağı sardınız?



Biri, Türkiye’de ve yurt dışında hatırı sayılır okur kitlesi olan Nobel’li yazar. Diğeri farklı mahfillerde güçlü çevreye sahip yazar ve müzisyen. Bir başkası İtalya’nın medarı iftiharı Türk yönetmen...

 

Orhan Pamuk, Zülfü Livaneli, Ferzan Özpetek.

 

Türkiyeli olmak dışında ortak bir özellikleri daha var; her fırsatta ülkelerini Avrupalı dostlarına şikayet etmek... Bu eskiden beri Türk aydınının habis bir hastalığı olsa gerek... Ki, Attila İlhan bile ‘Türk aydını batının manevi ajanıdır’ demekten kendini alamıyordu.

 

Hatırlayalım, Gezi kalkışması sırasında yönetmen Ferzan Özpetek, İtalya Dışişleri Bakanı’nı sert bir tepki vermeye davet etmiş, şu ağlak satırları yazmıştı: “Sevgili Emma, Türkiye’de olanlarla ilgili ikinci annemden sert bir reaksiyon bekliyorum. Bir şeyler yapılabilir mi?”

 

Orhan Pamuk, Man Booker edebiyat ödülü kısa listesine kalır kalmaz yabancı gazetelere demeç verme turuna çıktı geçenlerde. Avrupa’ya seslendi, “İnsan hakları ihlalleri konusunda Türkiye’ye karşı sert tavır almaları” çağrısında bulundu. Hangi Avrupa’ya? Mesela, Brüksel’in göbeğinde terör örgütü PKK’nın çadır kurup propaganda yapmasına imkan sağlayan Belçika’ya... Hangi Avrupa’ya? Paris’te bomba patlayınca yüksek sesle ayağa kalkan, lakin Ortadoğu’nun kan gölünde boğulmasına seyirci kalan Avrupa’ya...

 

“Kendim için korkmuyorum, ülkem için korkuyorum. Arkadaşlarım için korkuyorum, laik, kültürlü Avrupa yanlısı Türkler için korkuyorum” demeyi ihmal etmiyor aynı Orhan Pamuk. Demek ki Türklerin geri kalanı umurunda değil!

 

Türkiye’ye müdahale edilmeyişinden yakınanlardan biri de Zülfü Livaneli. 1996’dan beri UNESCO’nun iyi niyet elçisi Livaneli, protesto amacıyla görevi bıraktığını söylüyor... O görev esnasında hangi yaralı parmağı sardı bilinmez ama ‘Bildiğimiz Avrupa yok artık’ diye dertlenmiş. ‘Türkiye’ye yeterince baskı yapmıyorlar’ demeye getiriyor.

 

‘Türkiye, 15-20 yıl önce kültür ve yaşam biçimi olarak AB’ye daha yakındı’ diyor Livaneli. Evet evet, 15-20 yıl öncesi ne güzeldi; başörtülüler üniversitelerden, devlet dairelerinden kovuluyor, işkence odaları gibi ‘ikna odaları’ kuruluyordu.

 

Eskiden güzeldi evet, ‘vur ensesine al lokmasını’ bir Türkiye vardı Avrupa karşısında. Sonra İMF’ye ceket ilikleyen...

 

Anlamak lazım Livaneli’yi, Nobel hayalini... Pamuk aldı, o niye almasın? İsveç’te sığınmacı olarak yaşamışlığı var, yayıncılarla ilişkileri sağlam... Neden olmasın. Sen yatırımını yap, vermezlerse Nobel utansın...

 

STAR GAZETESİ / SANAT



VİDEOLAR
FOTOĞRAF GALERİSİ
VAKIF TOPLANTILARI
XD CINEMA
EDEBİYAT KIRAATHANESİ
Üyeleri arasında Celâl Bayar, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Prof. Dr. Muharrem Ergin, Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş, Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu, Prof. Dr. Nevzat Atlığ, Ahmet Aydın Bolak, Ali Naili Erdem, Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu, Prof. Dr. Sabahattin Zaim gibi ülkemizin değerli şahsiyetlerinin yer aldığı Türk Edebiyatı Vakfı, Ahmet Kabaklı'nın girişimiyle 1978 yılında kuruldu.

KİTAPLARIMIZI SATIN ALMAK İÇİN

www.kitapyurdu.com

www.kitapyurdu.eu

www.idefix.com

Başa Dön