DUYURU

Kazım Uğur Kızılaslan: Türk sinemasında oryantalist bakış var



Aslında siyaset bilimi okudu. Boston Ünivrsitesi’nde işletme eğitimi aldı. Ortadoğu ve stratejik araştırmalar üzerine yüksek lisans yaptı. Fakat kültür ve sanata hep gönülden bağlı kaldı. Gün geldi, bu gönül ilişkisini pratiğe taşıma gereği hissetti. ‘Sinema önemli’ diyor. Bu yüzden de iki yıl önce Aslan Film’i kurarak sinema dünyasına adım attı. Kazım Uğur Kızılaslan, Türk sinemasında o hep eksikliği hissedilen yapımcılardan. Büyük hedefleri var; dört başı mamur bir platosu bile olmayan sinemamıza plato kazandıracak girişimlerin içinde yer almak gibi... ‘Lakin sektörle tanışmak için ilk adımlar önemli’ diyor. Bu ilk adımlardan biri de ‘Rauf’ filmi olmuş. Peri Film ile ortaklaşa çekilen Rauf, ilk önce Antalya Altın Portakal’da Work In Progress ödülüne layık görüldü, ardınan 66. Berlin Film Festivali’nde Generation Kplus kategorisinde Altın Aslan için yarıştı. Film Berlin’de ayakta alkışlandı, hakkında övgü dolu yazılar yazıldı. Tokyo’da sinema eleştirmenleri ödülü aldı.

 

Kızılaslan’ın gönlünde yatan elbette sinema, lakin dizi sektörünün de önemli bir alan olduğu görüşünde. ‘Fakat’ diyor, ‘Şu anda dizi sektörü dar alanda kısa paslaşmalar içinde.’ Nasıl? ‘Çerçevesi dar ve oldukça küçük bir dünya kendi içinde dönüp duruyor. Kurulu düzen sektörde yenilikleri kabul etmekte zorlanıyor.’

 

Bunun nedenini ise şöyle özetliyor Kızılaslan ‘Mevcut sistemin matematiğinde aşağı yukarı işin nasıl çıkacağı belli. Yeni birileriyle çalışmak, sıra dışı bir projeye imza atmak risk almak anlamına geliyor ki, bu riski göze alabilen pek az.’ Türk sinemasının hala özgün bir dil yakalayamadığı görüşünde Kızılaslan. Ona göre sinemamızın kendine has bir yaklaşım biçimi ve işleyisi yok.

 

ÖZGÜNLÜK ARAYIŞI

 

Aslan Film olarak hedeflerinin özgün projeler üretmek olduğunu söyleyen Kızılaslan, Türkiye’ye dışarıdan bakıyormuş gibi değil, içeriden bir bakışla filmler ve diziler çekmek istediklerinin altını çiziyor. ‘Sinemamızda oryantalist bir bakış açısı söz konusu’ diyor: ‘Özellikle festival filmlerinde görüyorum bu oryantalist bakışı. Türkiye’de film çekerken yurt dışında alacağı ödülü düşünen yönetmenler var. Çok başarılı, çok güzel görüntüler... Lakin filmleri izlerken sanki yabancı bir yönetmenin Türkiye ile ilgili film yaptığı duygusuna kapılmamak elde değil. Edebiyatımızda da böyle yazanlar var.’

 

Kızılaslan devam ediyor: ‘Türkiye’de kutuplaşma ortamı yaratılmaya, bizi birleştiren noktalardan çok ayrıştıran noktaların altı çizilmeye çalışıyor sanat camiasında. Bizi bir arada tutan tutkalları hatırlatmalıyız.’

 

Sözün burasında Aslan Film’in koordinatörü Nedim Şahin giriyor devreye... ‘Derdi olan filmler yapmak istiyoruz’ diyor Şahin. Ve ekliyor:  ‘Dizilerdeki tekdüze hikayelerden farklı olarak, bizi biz yapan değerleri, anlatmak istiyoruz. Bugün Türkiye’nin yaşadıkları 100 yıl önce de, 300 yıl önce de yaşandı. Dünü bilmeden bugünü değerlendirmek zor. Toplum olarak önce bir hafıza tazelememiz gerekiyor ki bugünü daha iyi kavrayabilelim.’

 

STAR GAZETESİ / SANAT



VİDEOLAR
FOTOĞRAF GALERİSİ
VAKIF TOPLANTILARI
XD CINEMA
EDEBİYAT KIRAATHANESİ
Üyeleri arasında Celâl Bayar, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Prof. Dr. Muharrem Ergin, Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş, Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu, Prof. Dr. Nevzat Atlığ, Ahmet Aydın Bolak, Ali Naili Erdem, Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu, Prof. Dr. Sabahattin Zaim gibi ülkemizin değerli şahsiyetlerinin yer aldığı Türk Edebiyatı Vakfı, Ahmet Kabaklı'nın girişimiyle 1978 yılında kuruldu.

KİTAPLARIMIZI SATIN ALMAK İÇİN

www.kitapyurdu.com

www.kitapyurdu.eu

www.idefix.com

Başa Dön