DUYURU

Mine Sultan Ünver: Osmanlı’ya ait konular ilgi çekiyor, ancak; Tarihi roman yazmak sorumluluk gerektirir



Aşk-ı Muhammed, Endülüs’ü anlatan Hilalin İki Ucu, Tanzimatın Validesi Bezm-i Alem, Sultanın Rüyası, Nar-ı Aşk gibi romanların yazarı Mine Sultan Ünver’in son romanı Vahdettin ile Mustafa Kemal arasında bir kadını; Sabiha Sultan’ın yaşam öyküsünü anlatıyor. ‘Yanağımda Soğuk Bir Buse’ adlı roman Portakal Yayınları tarafından okura sunuldu. Ünver ile son romanını ve tarihte kadın sultanları konuştuk.

 

Sabiha Sultan nasıl biri?

 

Sabiha Sultan, hanedanlıkla cumhuriyet arasında kalmış, milli mücadelenin sancılı yıllarının da içinde olduğu zor bir dönemde yaşamış. O dönemi halk kadar saltanat mensupları da acı tecrübelerle, meşakkatle tecrübe etmiş. Özellikle sürgüne, yani memleket sınırları dışına ani bir kararla gönderilmeleri onların yaşamlarının en kederli dönemi.

 

Şahsi özellikleri nedir Sultan’ın?

 

Sabiha Sultan, son hünkâr Vahdettin’in iki kızından biriciği. Vahdettin Han kızlarını Avrupai usulle yetiştirmiş, lisan biliyorlar, müziğe hakimler, görgü ve terbiyeleri kusursuz. Saray mensupları için dünya harbi, özellikle de İstanbul’un işgalinin akabinde zor zamanlar başlıyor.

 

Kitabı yazarken hangi kaynaklardan yararlandınız?

 

Romanın araştırma sürecinde A’dan Z’ye pek çok tarihçimizin araştırmalarına, külliyatlara ve tezlere bakmak zorunda kaldım, çünkü seçtiğim dönem çok tartışmalı, gizemi fazla ve hassas olduğumuz bir dönem. Öte yandan en büyük dayanağım hatıratlar oldu. Sabiha Sultan, kızı Neslişah Sultan, Vahdettin Han başta olmak üzere, o dönem sarayda hizmette bulunan kadınların da içinde bulunduğu pek çok kişinin hatıratı, kayıtlara düşmüş kendi sözleri önemli fayda sağladı. Tarihi roman yazmak böyle bir sorumluluk gerektirir zaten.

 

Tarihte kadın sultanlar görmezden mi geliniyor?

 

Feminist değilim fakat kadınlarımıza büyük haksızlık yapıldığını düşünüyorum. İspanya Kraliçesi İzabel, Fransızların özgürlük savaşçısı Jeanne D’Arc, Rusya’nın Katerina’sı ve Britanya’nın meşhur Elizabethler’i Batı tarih yazarlarının kahraman olarak sundukları kadınlardır. Oryantalistler sayesinde zihnimizde yaratılmış imgeye göre tarihte bizim kadınlarımız hep acziyet sembolü olmuş, böyle lanse edilmiştir. Kimi zaman analığına ya da hayırlarına dem vurularak yüceltilenler olsa da ekseriyetle fitnelere sebep gösterilmişlerdir.

 

Fakat bizim tarihimiz de pek çok kadın kahraman var.

 

Elbette. Mesela devlet kurtaran kadın Altun Can Hatun’u kimseler duymamıştır. Taht mücadelesini sona erdirerek Selçuklunun en muhteşem zamanında dağılmasının önüne geçen Terken Hatun’u bilmeyiz. Hansa Hatun’u, Süyümbike Hatun’u, IV.Murat devrinde dönemin en ünlü fıtık cerrahı olan Saliha Hatun’u işitmemişizdir. 13. Yüzyılda Kayseri’ye bir kadının vali olduğundan, dünyanın ilk kadın örgütünü kuran Fatıma Bacı’dan, Türk-İslam saraylarında şiir söyleyen, Batılı müzisyenlerden üstün kadın bestekârlarımızdan bihaberizdir. Oysa NASA ayda bir kratere Mihri Hatun’un ismini vermiş! Daha önce romanını yazdığım Bezm-i Alem Valide Sultan da, Abdülhamit Han gibi Osmanlının ömrünü uzatan mahir bir kadındır. Bunların dışında özellikle padişah kızları yani hanım sultanların hayatı siyasete mahkum edilmiş, ellerinden alınmış zavallı, fedakar hayatlar.

 

 

 

Menderes istifa etmişti

 

1952’de NATO toplantısı için Menderes Paris’e gittiğinde, büyükelçiye burada yaşayan hanedan mensuplarının ne durumda olduklarını sorar. Görürler ki Sultan Abdülhamid Han’ın 80 yaşındaki hanımı Şefika Sultan, 60 yaşındaki kızı Ayşe Sultan ve diğer Osmanlı hanımları, Paris yakınlarında bir bulaşıkhanede Fransızların bulaşıklarını yıkamaktadırlar. Menderes gözyaşlarını tutamaz. Şefika Sultan’ın ellerine sarılır ve; “Anne ne olur affet bizi, geç geldik” der. Ayşe Sultan sevinçten bayılır. Menderes Türkiye’ye döner dönmez doğruca Cumhurbaşkanı Celal Bayar’a çıkar. Olumlu cevap alamayınca istifa mektubu yazar: “Analarının ve babalarının Fransa’da hizmetçilik yaptığı bir ülkenin başbakanı olmaktan utanç duyuyorum, istifamın kabulünü arz ederim.” Hanedan hanımlarının yurda dönmelerine izin verilmesi şartıyla Menderes istifadan vazgeçer. 1924’de yurttan çıkarılan hanedan üyeleri 1952’de dönmeye başlarlar ama sadece kadınlarına izin çıkmıştır.

 

STAR GAZETESİ / SANAT



VİDEOLAR
FOTOĞRAF GALERİSİ
VAKIF TOPLANTILARI
XD CINEMA
EDEBİYAT KIRAATHANESİ
Üyeleri arasında Celâl Bayar, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Prof. Dr. Muharrem Ergin, Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş, Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu, Prof. Dr. Nevzat Atlığ, Ahmet Aydın Bolak, Ali Naili Erdem, Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu, Prof. Dr. Sabahattin Zaim gibi ülkemizin değerli şahsiyetlerinin yer aldığı Türk Edebiyatı Vakfı, Ahmet Kabaklı'nın girişimiyle 1978 yılında kuruldu.

KİTAPLARIMIZI SATIN ALMAK İÇİN

www.kitapyurdu.com

www.kitapyurdu.eu

www.idefix.com

Başa Dön